12. Yargı Paketi 2026: HAGB İstinaf Kararı ve Belirsiz Alacak Davası
- 19 hours ago
- 16 min read
Güncelleme notu: Bu makale, 29 Temmuz 2026 tarihi itibarıyla mevcut bilgilere göre kaleme alınmıştır. Kamuoyunda "12. Yargı Paketi" olarak bilinen ve basına 7589 sayılı Kanun olarak yansıyan "Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun", 16 Temmuz 2026 tarihinde TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilmiş olup bu makalenin yayımlandığı tarihte henüz Resmî Gazete'de yayımlanmamıştır.
Giriş: Neden Bu Kadar Konuşuluyor?
Türk hukuk gündeminin son aylardaki en yoğun tartışması, hiç kuşkusuz 12. Yargı Paketi etrafında şekillendi. Paket, iki köklü kurumu doğrudan etkiliyor: ceza muhakemesinin yaklaşık yirmi yıllık tartışmalı kurumu hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) ve medeni usul hukukunun 2011'den bu yana uygulanan belirsiz alacak davası. Birincisinde Anayasa Mahkemesi'nin (AYM) art arda verdiği iptal kararlarının doğurduğu boşluk, ikincisinde ise on beş yıllık uygulamanın biriktirdiği içtihat karmaşası, kanun koyucuyu harekete geçirdi.
Ancak sürecin sonucu iki kurum için aynı olmadı. Belirsiz alacak davasını kaldıran ve yerine güçlendirilmiş bir kısmi dava modeli getiren hükümler Genel Kurul'dan geçti. Buna karşılık, HAGB'yi AYM'nin iptal gerekçeleri doğrultusunda yeniden düzenlemesi beklenen madde, 16 Temmuz 2026 gecesi verilen bir önergeyle kanun metninden çıkarıldı. Bu durum, 30 Eylül 2026'da yürürlüğe girecek AYM iptal kararı karşısında HAGB'nin geleceğini belirsiz bırakan, uygulamacılar açısından son derece kritik bir tablo ortaya çıkardı.
Bir Bakışta 12. Yargı Paketi
Konu | Durum |
Resmî adı | Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (Teklif Esas No: 2/3737) |
TBMM'ye sunulma | 22 Haziran 2026 |
Adalet Komisyonu kabulü | 24–25 Haziran 2026 |
Genel Kurul kabulü | 16 Temmuz 2026 |
Kanun numarası (basına yansıyan) | 7589 |
Resmî Gazete | 29 Temmuz 2026 itibarıyla henüz yayımlanmadı |
Belirsiz alacak davası (HMK m. 107) | Kaldırıldı; yerine güçlendirilmiş kısmi dava (HMK m. 109'a eklenen fıkra) |
HAGB düzenlemesi (teklifin 16. maddesi) | Genel Kurul'da önergeyle metinden çıkarıldı; yasalaşmadı |
Af / infaz düzenlemesi | Pakette yer almıyor |
Yürürlük | Kural olarak yayım tarihinde; bazı teknik maddeler yayımdan üç ay sonra |
Pakette bu iki ana başlığın yanında; yasal faizin sabit oran yerine TCMB reeskont oranının %80'ine endekslenmesi, hukuk yargılamasında duruşma aralıklarının kural olarak üç ayla sınırlandırılması, kaçak sanık rejiminde "sorgusu yapılmamış sanık hakkında mahkûmiyet kurulamaması" ilkesi (CMK m. 247), DNA/genetik verilerin imhasına ilişkin güvenceler (CMK m. 80), Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itiraz süresinin uzatılması (CMK m. 308), İBAN paylaşımı yoluyla dolandırıcılığa iştirakte ceza indirimi (TCK m. 158) ve ortaklığın giderilmesi satışlarında mirasçılara öncelik tanınması gibi düzenlemeler de bulunuyor. Bu makale, başlıktaki iki ana kurum üzerinde yoğunlaşmaktadır.
BİRİNCİ BÖLÜM — HAGB: İtirazdan İstinafa, İptalden Belirsizliğe
1. HAGB Nedir?
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 231. maddesinde düzenlenen; sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün belirli koşullar altında açıklanmayıp askıya alınmasını ve sanığın denetim süresini yükümlülüklere uygun geçirmesi hâlinde davanın düşürülmesini öngören bir ceza muhakemesi kurumudur. Kurum, 5560 sayılı Kanun'la (2006) genel nitelik kazanmış ve o tarihten bu yana ceza adaleti sisteminin en yaygın kullanılan araçlarından biri hâline gelmiştir.
Mevcut düzenlemede HAGB'nin temel koşulları şöyle özetlenebilir: yargılama sonucunda hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası olması; sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması; mahkemece sanığın yeniden suç işlemeyeceği yönünde olumlu kanaat edinilmesi ve suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın giderilmesi. Karar verildiğinde sanık, yetişkinlerde beş yıl (çocuklarda, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu m. 23 uyarınca üç yıl) süreyle denetime tabi tutulur; bu süre içinde kasten yeni bir suç işlenmez ve yükümlülüklere uyulursa dava düşer, adeta "sabıkasız" bir sonuç doğar. Denetim süresi içinde dava zamanaşımı durur.
Kurumun cazibesi de sorunu da aynı noktada toplanır: HAGB, sanığa adli sicile yansımayan bir "ikinci şans" sunarken; mağdurlar, kamu görevlilerinin işlediği suçlar ve müsadere gibi alanlarda fiilî cezasızlık eleştirilerinin odağı olmuştur.
2. Değişiklik Öncesi Uygulama: İtiraz Yolu ve Eleştiriler
2024 öncesi sistemde HAGB kararına karşı başvurulabilecek kanun yolu itiraz idi (eski CMK m. 231/12). İtiraz mercii uygulamada çoğunlukla dosya üzerinden ve şeklî bir inceleme yapıyor; suçun sübutu, delil değerlendirmesi ve nitelendirme çoğu kez denetim dışı kalıyordu. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, itiraz merciinin yalnızca şeklî incelemeyle yetinmemesi, hem maddi olay hem de hukuki yönden inceleme yapması gerektiğini kabul etmiş olsa da uygulamadaki dar denetim alışkanlığı büyük ölçüde sürmüştür.
Bu yapı, iki koldan anayasal denetime takıldı:
a) Atilla Yazar ve diğerleri kararı (Bireysel başvuru, 5 Temmuz 2022; RG 22 Eylül 2022). AYM, HAGB'nin sistemik sorunlarını tespit ettiği bu pilot nitelikli kararında; kurumun "beraat ile mahkûmiyet arasında duran" yapısının, özellikle ifade özgürlüğü ve toplantı hakkı bağlamında caydırıcı etki ve keyfîliğe yol açtığını vurguladı.
b) AYM'nin 2021/121 E., 2022/88 K. sayılı kararı (20 Temmuz 2022; RG 23 Eylül 2022). Mahkeme, HAGB kararlarına karşı öngörülen itiraz kanun yolunu düzenleyen CMK m. 231/12'yi iptal etti. Gerekçenin özü şuydu: itiraz incelemesi istinaf ve temyize kıyasla dar kapsamlıdır; hükmün ve delillerin esaslı biçimde denetlenmesine imkân vermez; bu hâliyle temel hakları ihlal edilenlere etkili bir başvuru yolu sunmaz. İptal hükmünün yürürlüğü dokuz ay ertelendi.
c) AYM'nin 2022/120 E., 2023/107 K. sayılı kararı (1 Haziran 2023; RG 1 Ağustos 2023, S. 32266). Mahkeme bu kez daha ileri giderek HAGB kurumunu düzenleyen CMK m. 231'in 5 ilâ 14. fıkralarını bütünüyle iptal etti ve iptalin bir yıl sonra, 1 Ağustos 2024'te yürürlüğe girmesine karar verdi. Gerekçeler dört eksende toplanabilir: (i) hüküm açıklanmadan önce sanıktan HAGB'yi kabul edip etmediğinin sorulması, sanığı sonuçlarını bilmediği bir hüküm hakkında kanun yolu güvencesinden peşinen vazgeçmeye zorlamaktadır (adil yargılanma hakkı, AY m. 36); (ii) kurum, özellikle kamu görevlilerinin işlediği kötü muamele iddialarında cezasızlık doğurmakta, devletin AY m. 17'den doğan etkili soruşturma ve caydırıcı yaptırım yükümlülüğüyle bağdaşmamaktadır; (iii) HAGB hâlinde müsaderenin akıbetinin belirsiz kalması, mülkiyet hakkına (AY m. 35) ölçüsüz bir müdahaledir; (iv) denetim mekanizması etkisizdir.
3. 8. Yargı Paketi (7499 Sayılı Kanun) ile Kurulan Yeni Sistem: HAGB'ye İstinaf
AYM'nin verdiği bir yıllık süre dolmadan kanun koyucu, 12 Mart 2024 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 7499 sayılı Kanun'la ("8. Yargı Paketi") CMK m. 231'i yeniden düzenledi. 1 Haziran 2024'te yürürlüğe giren yeni sistemin ana hatları şöyledir:
Sanığın kabulü şartı kaldırıldı. Mahkeme, koşulları varsa HAGB'ye re'sen karar verir; sanık artık hüküm öncesinde "HAGB'yi kabul ediyor musun?" sorusuyla karşılaşmaz. Sanığın kurumdan yararlanmak istememesi hâlindeki tercihi, kanun yolu aşamasında değerlendirilir.
İtiraz yolu kaldırıldı; HAGB kararlarına karşı İSTİNAF yolu açıldı. Karar, gerekçesiyle birlikte tebliğinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren mahkemeye verilecek dilekçeyle (veya zabıt kâtibine beyanla) istinaf edilebilir. Başvuru hakkı; sanık ve müdafii, Cumhuriyet savcısı, katılan ve vekili ile yasal temsilcilere aittir.
İstinaf denetimi geniş kapsamlıdır. Bölge adliye mahkemesi (BAM), yalnızca HAGB koşullarının varlığını değil; suçun sübutunu, delillerin değerlendirilmesini, hukuki nitelendirmeyi ve ceza tayinini de — yani hem maddi vakıa hem hukukilik yönünden — inceleyebilir. Bu, AYM'nin "etkisiz denetim" eleştirisine verilen doğrudan yanıttır. (İncelemenin kapsamının her somut dosyada nasıl uygulanacağı konusunda BAM daireleri arasında yorum farklarının sürdüğü, doktrinde de tartışmanın devam ettiği not edilmelidir.)
Müsadere ayrıştırıldı. HAGB kararı verilse dahi müsadereye ilişkin hüküm ayrıca kurulur ve kanun yolu denetimine tabidir; böylece AYM'nin mülkiyet hakkı eleştirisi karşılanmıştır.
Geçiş kuralı: 1 Haziran 2024'ten önce verilen HAGB kararlarına karşı yapılmış itiraz başvuruları eski usule göre sonuçlandırılır; bu tarihten sonra verilen kararlar istinafa tabidir.
Uygulamada önemli bir nokta: iki yıl ve altındaki hapis cezalarına ilişkin BAM kararları kural olarak CMK m. 286 uyarınca kesin olduğundan, HAGB'ye ilişkin istinaf denetimi çoğu dosyada son denetim aşamasıdır; Yargıtay temyiz yolu kural olarak kapalıdır. 12. Yargı Paketi teklifinde bu noktada temyiz kapısını aralayan bir model tartışılmışsa da — aşağıda açıklanacağı üzere — bu düzenleme yasalaşmamıştır.
Eski ve Yeni Kanun Yolu Karşılaştırması
Ölçüt | Eski sistem (2024 öncesi) | Yürürlükteki sistem (7499 sonrası) |
Kanun yolu | İtiraz | İstinaf |
İnceleme mercii | Ağır ceza mahkemesi / itiraz mercii | Bölge adliye mahkemesi |
İncelemenin kapsamı | Uygulamada ağırlıkla şeklî | Maddi vakıa + hukukilik denetimi |
Süre | 7 gün (itiraz) | 2 hafta (gerekçeli kararın tebliğinden) |
Sanığın kabulü | Ön şart (hüküm öncesi soruluyordu) | Kaldırıldı; mahkeme re'sen karar verir |
Müsadere | HAGB ile birlikte askıda kalıyordu | Ayrıca hükme bağlanır, denetime açık |
Temyiz | Kapalı | Kural olarak kapalı (CMK m. 286) |
4. İkinci İptal Dalgası: AYM'nin 2024/98 E., 2025/149 K. Sayılı Kararı
Yeni sistem bir yılını doldurmadan yeniden AYM önüne taşındı. Mahkeme, 10 Temmuz 2025 tarihli, 2024/98 E., 2025/149 K. sayılı kararıyla, 7499 sayılı Kanun'la yeniden düzenlenen HAGB hükümlerini (CMK m. 231/5-14) bir kez daha iptal etti. Karar 31 Aralık 2025 tarihli Resmî Gazete'de yayımlandı ve iptal hükmünün 30 Eylül 2026'da yürürlüğe girmesi kararlaştırıldı — yani kanun koyucuya dokuz aylık yeni bir süre tanındı.
Bu ikinci iptalin ağırlık merkezi, ilk karardan tanıdıktır: yeni düzenlemenin de özellikle işkence, eziyet ve kötü muamele niteliğindeki fiiller bakımından HAGB uygulanmasını engelleyen bir güvence içermemesi; bunun, Anayasa'nın 17. maddesinden doğan cezasızlıkla mücadele yükümlülüğüyle bağdaşmaması. Basına da yansıdığı şekliyle karar, "kötü muamelede cezasızlığa kapı açan" yapının sistemden temizlenmediği tespitine dayanmaktadır. Bir başka deyişle AYM, 7499'un kanun yolu ayağındaki reformu (istinaf) sorun olarak görmemiş; kurumun maddi kapsamındaki güvence eksikliklerini iptal nedeni saymıştır.
5. 12. Yargı Paketi'nde HAGB: Öngörülen Model ve Son Dakika Dönüşü
İşte 12. Yargı Paketi'nin HAGB maddesi (teklifin 16. maddesi), tam da bu ikinci iptalin doğuracağı boşluğu 30 Eylül 2026'dan önce doldurmak için kaleme alınmıştı. Komisyondan geçen metinde öngörülen model özetle şöyleydi:
HAGB, yine iki yıl veya daha az hapis cezası ile adli para cezalarında uygulanabilecek;
İşkence, eziyet ve Anayasa'nın 17. maddesi kapsamındaki kötü muamele suçlarında HAGB tümüyle yasaklanacak (AYM'nin iptal gerekçesine doğrudan yanıt);
HAGB kararlarına karşı istinaf yolu korunacak; istinaf denetiminin hem hukuki hem maddi vakıa yönünden yapılacağı açıkça vurgulanacak ve tartışılan modele göre BAM kararlarına karşı temyiz imkânı gündeme gelecekti.
Ne var ki 16 Temmuz 2026 gecesi Genel Kurul'da verilen önergeyle HAGB maddesi, idare aleyhine ilamların icrasında "önce idareye başvuru" zorunluluğu getiren maddeyle birlikte tekliften çıkarıldı ve kanun bu hâliyle kabul edildi. Kamuoyuna yansıyan açıklamalarda, HAGB gibi temel bir kurumun aceleye getirilmeden, ayrı ve daha kapsamlı bir çalışmayla düzenlenmesinin amaçlandığı ifade edilmiştir.
Önemli uyarı — bilgi kirliliğine dikkat: İnternette yer alan bazı içerikler, 12. Yargı Paketi'yle HAGB'nin yeniden düzenlendiğini veya "HAGB'ye istinaf yolunun bu paketle geldiğini" yazmaktadır. Her iki bilgi de yanıltıcıdır. HAGB kararlarına karşı istinaf yolu 7499 sayılı Kanun'la (8. Yargı Paketi) getirilmiş olup 1 Haziran 2024'ten beri yürürlüktedir; 12. Yargı Paketi'ndeki HAGB maddesi ise yasalaşmamıştır. Nihai durum, kanunun Resmî Gazete'de yayımlanacak kesin metniyle teyit edilmelidir.
6. Peki Şimdi Ne Olacak? 30 Eylül 2026 Eşiği
Bugün itibarıyla hukuki tablo şudur:
30 Eylül 2026'ya kadar: HAGB, 7499 ile şekillenen mevcut hâliyle uygulanmaya devam eder. Koşulları taşıyan sanıklar hakkında HAGB kararı verilebilir; bu kararlara karşı iki haftalık süre içinde istinaf yoluna başvurulabilir.
30 Eylül 2026'dan itibaren (yeni bir kanun çıkmazsa): AYM iptali yürürlüğe girer ve CMK m. 231/5-14 yürürlükten kalkar. Bu tarihten sonra mahkemelerin HAGB kararı verme imkânı ortadan kalkar; koşulları oluşan dosyalarda hüküm açıklanır ve seçenek yaptırımlar, erteleme (TCK m. 51) veya ön ödeme/uzlaştırma gibi diğer kurumlar devreye girer.
Denetim süresi devam eden mevcut HAGB kararları: İptal kararları kural olarak geriye yürümez (AY m. 153); mevcut kararların akıbeti ve denetim sürelerinin işleyişi bakımından uygulamada tereddütler doğması muhtemeldir. 1 Ağustos 2024 senaryosunda yaşanan tartışmaların benzerinin yaşanmaması için kanun koyucunun geçiş hükmü içeren yeni bir düzenleme yapması beklenmektedir.
Yasama öngörüsü: Adalet Bakanlığı çevrelerinden yansıyan açıklamalar, HAGB'nin sonbaharda ayrı bir düzenlemeyle ele alınabileceği yönündedir. TBMM'nin 1 Ekim 2026'da açılacak yeni yasama yılı ile 30 Eylül eşiği arasındaki takvim uyumsuzluğu, olağanüstü toplanma ya da kısa süreli bir boşluk ihtimalini gündemde tutmaktadır.
Bu tablo, savunma stratejilerini doğrudan etkiler: 30 Eylül öncesinde karara çıkacak dosyalarda HAGB hâlâ gerçek bir seçenekken, bu tarihten sonra karara kalacak dosyalarda erteleme ve seçenek yaptırım taleplerinin şimdiden dosyaya işlenmesi önem kazanmaktadır.
İKİNCİ BÖLÜM — Belirsiz Alacak Davası Tarihe Karışıyor: Yeni Kısmi Dava Sistemi
1. Kurumun Doğuşu ve Amacı
Belirsiz alacak davası, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 107. maddesiyle 1 Ekim 2011'de hukukumuza girdi. Amaç, davanın açıldığı tarihte alacağının miktarını objektif olarak belirlemesi kendisinden beklenemeyecek alacaklıyı korumaktı: davacı, asgari bir tutar göstererek davasını açabiliyor; alacak, yargılama sırasında (çoğu kez bilirkişi incelemesiyle) belirli hâle geldiğinde talebini ıslaha gerek olmaksızın artırabiliyordu. 7251 sayılı Kanun'la (2020) yapılan değişiklikle, talep artırımının tahkikat sonuna kadar yapılabileceği açıklığa kavuşturulmuştu.
Kurumun alacaklıya sağladığı iki büyük avantaj vardı:
Zamanaşımı: Dava, alacağın tamamı için zamanaşımını kesiyordu; saklı tutulan kısım zamanaşımına uğramıyordu. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin 2015/4495 E., 2015/8666 K. sayılı kararında ifade edildiği üzere, belirsiz alacak davasında "tüm alacağa ilişkin zamanaşımı dava açılması ile birlikte kesilir".
Faiz: Temerrüt koşulları oluşmuşsa faiz, artırılan kısım için de kural olarak dava (veya temerrüt) tarihinden itibaren işletilebiliyordu; kısmi davada ise artırılan kısmın faizi kural olarak ıslah tarihinden başlatılıyordu.
2. Uygulamada Neden Sorun Çıktı?
Kurum, özellikle işçilik alacakları (fazla mesai, kıdem-ihbar tazminatı, yıllık izin), destekten yoksun kalma ve cismani zarar tazminatları ile kamulaştırmasız el atma davalarında yaygın biçimde kullanıldı. Ancak on beş yıllık uygulama, iki temel sorun üretti:
a) "Alacak gerçekten belirsiz mi?" kaosu. Hangi alacağın belirsiz sayılacağı konusunda Yargıtay daireleri arasında yıllarca süren derin görüş ayrılıkları yaşandı. Kimi dairelere göre işçi, çalışma süresini ve ücretini bildiğine göre alacağını hesaplayabilirdi; kimi dairelere göre ise işverenin elindeki kayıtlara erişemeyen işçiden hesap beklenemezdi. Yargıtay 22. Hukuk Dairesi'nin 2017/11028 E., 2018/13449 K. sayılı kararındaki "alacağın belirlenmesi ile onun ispatı ayrı şeylerdir" formülü dahi uygulamayı yeknesaklaştıramadı.
b) Hukuki yarar engeline takılan davalar. Alacağın "belirli" olduğu sonucuna varan mahkemeler, belirsiz alacak davasını hukuki yarar yokluğundan usulden reddetti; bu arada saklı tutulan kısım zamanaşımına uğradı. AYM, bireysel başvurularda bu katı yaklaşımın mahkemeye erişim hakkını (AY m. 36) ihlal ettiğine karar verdi; buna rağmen içtihat istikrarsızlığı tam olarak giderilemedi. Sonuç: aynı nitelikteki iki dava, açıldığı daireye ve döneme göre taban tabana zıt akıbetlere uğrayabildi.
Kanun teklifinin genel gerekçesine yansıyan değerlendirme de budur: kurum, öngörülen amacına ulaşamamış; tam tersine yargılamaları uzatan, usul tartışmalarıyla esasın önüne geçen bir dava türüne dönüşmüştür.
3. Yeni Sistem: HMK m. 107 Mülga, Güçlendirilmiş Kısmi Dava
Yargı Paketi bu düğümü kökten çözen bir tercih yaptı: HMK m. 107 yürürlükten kaldırıldı; belirsiz alacak davası dava türü olarak sistemden çıkarıldı. Ancak kanun koyucu, kurumun alacaklıya sağladığı güvenceleri tümüyle silmek yerine bunları kısmi davaya (HMK m. 109) taşıdı. Genel Kurul'da kabul edilen metne göre yeni modelin unsurları şöyledir:
Kısmi dava serbestisi sürüyor. Alacaklı, alacağının yalnızca bir bölümünü dava edebilir ("fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla").
Islahsız, bir kez talep artırımı. Davacı, tahkikat sona erinceye kadar, ıslah prosedürüne başvurmaksızın ve karşı tarafın rızası aranmaksızın talebini bir kez artırabilir. Bu, eski belirsiz alacak davasındaki talep artırım dilekçesi mekanizmasının kısmi davaya aktarılmış hâlidir; tamamlama harcının yatırılması gerekir.
Zamanaşımı güvencesi: Artırılan kısım bakımından zamanaşımı, davanın açıldığı tarihte kesilmiş sayılır. Eski kısmi dava uygulamasının en büyük riski — ıslahla artırılan kısma karşı zamanaşımı def'i — böylece ortadan kaldırılmaktadır.
Eski ve Yeni Sistem Karşılaştırması
Ölçüt | Belirsiz alacak davası (eski HMK m. 107) | Klasik kısmi dava (eski uygulama) | Yeni kısmi dava (HMK m. 109 + yeni fıkra) |
Hukuki yarar tartışması | Var — davaların usulden reddine yol açıyordu | Yok (7251 sonrası) | Yok |
Talep artırımı | Islahsız, tahkikat sonuna kadar | Yalnızca ıslahla (kural olarak bir kez) | Islahsız, bir kez, tahkikat sonuna kadar |
Artırılan kısımda zamanaşımı | Dava tarihinde tüm alacak için kesilir | Islah tarihine kadar işlemeye devam eder (risk) | Dava tarihinde kesilmiş sayılır |
Faiz başlangıcı (artırılan kısım) | Kural olarak dava/temerrüt tarihi | Kural olarak ıslah tarihi | Kanun metninde açık hüküm yok — içtihatla şekillenecek |
"Alacak belirsiz mi?" incelemesi | Davanın kaderini belirliyordu | — | Tümüyle gereksizleşti |
Harç | Asgari tutar üzerinden, artırımda tamamlama | Talep edilen kısım üzerinden | Talep edilen kısım üzerinden, artırımda tamamlama |
Görüldüğü üzere yeni sistem, belirsiz alacak davasının en kritik iki güvencesinden birini (zamanaşımı) korurken; faiz başlangıcı konusunu açık bir hükme bağlamamıştır. Doktrinde, zamanaşımının dava tarihinde kesilmiş sayılması kuralına paralel biçimde faizin de dava/temerrüt tarihinden işletilmesi gerektiği savunulmakla birlikte, aksi yönde — artırım tarihini esas alan — yorumun da mümkün olduğu belirtilmektedir. Bu nokta, yeni dönemin ilk büyük içtihat tartışması olmaya adaydır.
4. Geçiş Hükümleri: Derdest Dosyalar Ne Olacak?
Kanuna eklenen geçiş hükmü uyarınca, değişikliğin yürürlüğe girmesinden önce açılmış belirsiz alacak davaları, mülga HMK m. 107 hükümlerine göre görülmeye ve sonuçlandırılmaya devam edecektir. Yani derdest dosyalarda talep artırımı, zamanaşımı ve faiz rejimi eski kurallara tabidir; mevcut davaların dönüştürülmesi veya reddi söz konusu değildir. Buna karşılık, kanunun yürürlüğünden sonra açılacak davalarda belirsiz alacak davası türü artık seçilemeyecek; dava dilekçeleri tam dava ya da kısmi dava olarak kurgulanacaktır.
Usul hukukunun genel ilkesi ("usul işlemleri, yapıldıkları tarihte yürürlükte olan kanuna tabidir" — derhâl uygulanırlık) ile bu özel geçiş hükmü birlikte okunduğunda, yürürlük tarihi civarında açılacak davalarda dava türü tercihinin dikkatle yapılması gerektiği açıktır.
5. Değerlendirme: Avantajlar, Dezavantajlar, Tartışmalı Yönler
Yeni sistemin güçlü yönleri: Hukuki yarar tartışmasının ve buna bağlı usulden ret riskinin ortadan kalkması, dava türü seçiminde yapılan hataların hak kaybına dönüşmesinin önlenmesi, zamanaşımı güvencesinin kanuni ve yeknesak hâle gelmesi, içtihat karmaşasının bitmesi ve yargılamanın esasa odaklanması.
Eleştirilen yönleri: (i) Talep artırımının bir kezle sınırlanması; bilirkişi raporundan sonra ek rapor veya hesap değişikliği çıkan dosyalarda davacıyı zor durumda bırakabilir — artırım hakkının stratejik olarak tahkikatın en sonuna saklanması gerekecektir. (ii) Faiz başlangıcının belirsiz bırakılması, mağdur ve işçi alacaklarında ciddi ekonomik sonuç doğurabilir. (iii) Doktrinde dile getirilen bir diğer endişe, düşük bedelle dava açmanın (düşük harçla "deneme davası") kolaylaşması ve bunun davalı tarafında silahların eşitliği tartışması yaratmasıdır. (iv) Karşı vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin, reddedilen kısım üzerinden hesabında kısmi davaya özgü riskler sürmektedir.
Uygulamaya Etkileri
Ceza yargılaması cephesinde, 30 Eylül 2026 tarihi bir dönüm noktasıdır. Bu tarihe kadar HAGB mevcut hâliyle uygulanacak; bu tarihten sonra, yeni bir kanun çıkmadığı takdirde mahkemeler HAGB kararı veremeyecektir. İlk derece mahkemelerinin karar takvimleri, dosyaların HAGB'den yararlanıp yararlanamayacağını fiilen belirleyecek; bu da aynı nitelikteki iki dosyanın salt karar tarihine göre farklı sonuçlara ulaşması gibi eşitlik tartışmalarını beraberinde getirecektir. HAGB'nin tamamen ortadan kalkması hâlinde erteleme (TCK m. 51), seçenek yaptırımlar (TCK m. 50), basit yargılama ve uzlaştırma kurumlarının yükü artacak; adli sicil kayıtlarının artması, memuriyet ve güvenlik soruşturması süreçlerine de yansıyacaktır.
Hukuk yargılaması cephesinde, dava dilekçesi pratiği köklü biçimde değişecektir. "Belirsiz alacak davası" ibaresi yeni dilekçelerden çıkacak; alacağın tamamı biliniyorsa tam dava, bilinmiyorsa kısmi dava açılacak ve tahkikat sonunda tek seferlik talep artırımı kullanılacaktır. İşçilik alacakları, trafik-iş kazası tazminatları ve benzeri "hesaba bağlı" davalarda bilirkişi raporu alınmadan artırım yapılmaması fiilî standart hâline gelecektir. Duruşma aralıklarının üç ayla sınırlanması ve yasal faizin reeskont endeksine bağlanmasıyla birlikte düşünüldüğünde, paketin hukuk davalarında hem takvimi hem ekonomiyi yeniden şekillendirdiği söylenebilir; özellikle yeni faiz rejimi, alacağını geç tahsil eden taraf aleyhine spekülatif "bekletme" stratejilerinin cazibesini azaltacaktır.
Avukatlar İçin Değerlendirme
Süre disiplini: HAGB kararlarına karşı istinaf süresi, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftadır; eski yedi günlük itiraz refleksiyle hareket edilmemeli, ancak süre hesabı her dosyada tebligat üzerinden ayrıca doğrulanmalıdır.
HAGB stratejisi: 30 Eylül 2026 öncesinde karara çıkması muhtemel ceza dosyalarında HAGB koşullarının (zarar giderimi dâhil) eksiksiz oluşturulması; sonrasına kalacak dosyalarda ise erteleme ve seçenek yaptırım taleplerinin, lehe hükümlerin ve geçiş hükmü ihtimallerinin şimdiden dilekçelere işlenmesi isabetli olur.
Derdest belirsiz alacak davaları eski rejime tabidir; bu dosyalarda talep artırım dilekçelerinin ve zamanaşımı savunmalarının eski HMK m. 107 içtihadına göre yürütülmesine devam edilecektir.
Yeni açılacak alacak davalarında dava değeri, delil durumu ve bilirkişi ihtiyacı baştan planlanmalı; tek seferlik artırım hakkı, kesinleşmiş hesap raporu alınmadan kullanılmamalıdır. Artırım dilekçesinde tamamlama harcının yatırıldığından emin olunmalıdır.
Faiz talepleri, yeni sistemdeki boşluk nedeniyle hem dava hem artırım dilekçelerinde açıkça ve en geniş şekilde (temerrüt/dava tarihinden itibaren) kurgulanmalı; içtihat netleşene kadar ihtarname ile temerrüt oluşturma pratiği ihmal edilmemelidir.
Yürürlük takibi: Kanun bu makalenin yazıldığı tarihte henüz Resmî Gazete'de yayımlanmadığından, yürürlük tarihi ve kesin madde metinleri mutlaka Resmî Gazete üzerinden teyit edilmelidir.
Vatandaşlar Açısından Sonuçlar
Ceza dosyası bulunan vatandaşlar yönünden: HAGB şu an için yürürlüktedir; hakkında HAGB kararı verilen kişi bu karara karşı iki hafta içinde istinaf yoluna başvurabilir. 30 Eylül 2026'dan sonra yeni bir yasal düzenleme yapılmazsa HAGB kararı verilemeyecek; bu, küçük cezalarda dahi mahkûmiyetin adli sicile işlemesi anlamına gelebilecektir. Mevcut HAGB kararları ve denetim süreleri ise iptalden kural olarak etkilenmez.
Alacak davası açmayı düşünen vatandaşlar yönünden: Belirsiz alacak davası kalktı diye hak kaybı doğmaz; kısmi dava yoluyla dava açmak, yargılama sırasında alacağın gerçek tutarı ortaya çıktığında bir kez artırmak mümkündür ve artırılan kısım için zamanaşımı davanın açıldığı güne göre korunur. Hâlihazırda devam eden belirsiz alacak davaları aynen sürecektir; yeniden dava açmaya gerek yoktur. Bununla birlikte dava türü ve talep stratejisi teknik bir konu olduğundan, süre ve faiz kayıplarını önlemek için bir avukattan destek alınması önemlidir.
En Çok Sorulan Sorular (SSS)
1) 12. Yargı Paketi yasalaştı mı, yürürlüğe girdi mi? Paket 16 Temmuz 2026'da TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilerek yasalaştı; ancak 29 Temmuz 2026 itibarıyla henüz Resmî Gazete'de yayımlanmadı. Hükümlerin büyük bölümü yayım tarihinde, bir kısmı yayımdan üç ay sonra yürürlüğe girecek.
2) 12. Yargı Paketi'nde af veya infaz düzenlemesi var mı? Hayır. Pakette genel af, özel af veya infaz indirimi bulunmuyor. Yalnızca İBAN paylaşımı yoluyla dolandırıcılığa iştirak eden bazı failler için ceza indirimi ve etkin pişmanlık imkânı gibi sınırlı ceza hükümleri var.
3) HAGB kaldırıldı mı? Henüz kaldırılmadı. HAGB hâlen yürürlüktedir. Ancak AYM'nin 2024/98 E., 2025/149 K. sayılı iptal kararı 30 Eylül 2026'da yürürlüğe girecek; bu tarihe kadar yeni bir kanuni düzenleme yapılmazsa mahkemeler HAGB kararı veremeyecek. 12. Yargı Paketi'ndeki HAGB maddesi Genel Kurul'da metinden çıkarıldığı için konu yeni bir düzenlemeyi beklemektedir.
4) HAGB kararına itiraz mı edilir, istinaf mı? 1 Haziran 2024'ten bu yana HAGB kararlarına karşı kanun yolu istinaftır (7499 sayılı Kanun). Gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren mahkemeye verilecek dilekçeyle bölge adliye mahkemesine başvurulur.
5) HAGB istinaf incelemesinde neler denetlenir? BAM; yalnızca HAGB koşullarını değil, suçun sübutunu, delilleri, hukuki nitelendirmeyi ve cezayı da denetleyebilir. İnceleme, eski itiraz yolundan çok daha geniştir.
6) HAGB kararı temyiz edilebilir mi? Kural olarak hayır. İki yıl ve altındaki cezalara ilişkin BAM kararları CMK m. 286 uyarınca kesindir. Teklif aşamasında temyiz yolunu açan model tartışılmış, ancak yasalaşmamıştır.
7) Mevcut HAGB kararım 30 Eylül 2026'dan sonra ne olur? AYM iptal kararları kural olarak geriye yürümez; kesinleşmiş HAGB kararları ve işleyen denetim süreleri kendiliğinden ortadan kalkmaz. Bununla birlikte geçiş dönemine ilişkin tereddütlerin yeni yasal düzenlemeyle giderilmesi beklenmektedir.
8) Belirsiz alacak davası gerçekten kaldırıldı mı? Evet. 12. Yargı Paketi ile HMK m. 107 yürürlükten kaldırıldı. Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra belirsiz alacak davası açılamayacak.
9) Devam eden belirsiz alacak davam ne olacak? Hiçbir şey değişmeyecek. Geçiş hükmü uyarınca, yürürlükten önce açılmış belirsiz alacak davaları eski HMK m. 107 hükümlerine göre görülmeye devam edecek.
10) Belirsiz alacak davası yerine hangi dava açılacak? Alacağın tamamı biliniyorsa tam eda davası; bilinmiyorsa kısmi dava açılacak. Yeni HMK m. 109 düzenlemesiyle davacı, tahkikat bitene kadar talebini ıslaha gerek olmadan bir kez artırabilecek.
11) Kısmi davada zamanaşımı riski var mı? Yeni sistemde artırılan kısım için zamanaşımı, davanın açıldığı tarihte kesilmiş sayılır. Eski uygulamadaki "ıslaha kadar zamanaşımı işler" riski bu sayede ortadan kalkmıştır.
12) İşçi alacakları davaları bu değişiklikten nasıl etkilenir? İşçilik alacakları, belirsiz alacak davasının en yoğun kullanıldığı alandı. Yeni dönemde bu davalar kısmi dava olarak açılacak; "alacak belirsiz mi, belirli mi" tartışması ve buna bağlı usulden ret riski tarihe karışacak. Zamanaşımı güvencesi korunmaktadır; faizin başlangıcı konusundaki içtihat gelişimi ise takip edilmelidir.
13) Talep artırımı kaç kez yapılabilir, ne zamana kadar? Bir kez ve tahkikat sona erinceye kadar. Bu nedenle artırımın, hesap bilirkişisi raporu kesinleştikten sonra yapılması en güvenli yoldur.
14) 12. Yargı Paketi'nde başka hangi önemli değişiklikler var? Yasal faizin TCMB reeskont oranının %80'ine endekslenmesi, duruşma aralıklarının kural olarak üç ayla sınırlanması, kaçak sanığın sorgusu yapılmadan mahkûm edilememesi (CMK m. 247), DNA verilerinin imhasına ilişkin güvenceler (CMK m. 80), Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın itiraz süresinin üç aya çıkarılması (CMK m. 308), İBAN mağdurlarına ilişkin TCK m. 158 düzenlemesi ve ortaklığın giderilmesi satışlarında mirasçılara öncelik başlıcalarıdır.
15) Kanun ne zaman yürürlüğe girecek? Resmî Gazete'de yayımlandığı tarihte (bazı teknik maddeler yayımdan üç ay sonra). Yayım, bu makalenin güncellendiği tarihte henüz gerçekleşmemiştir; kesin tarih için Resmî Gazete takip edilmelidir.
Kaynakça
Mevzuat ve yasama belgeleri
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, m. 231 — mevzuat.gov.tr
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 107, 109 — mevzuat.gov.tr
7499 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ("8. Yargı Paketi"), RG 12.03.2024, S. 32487 — resmigazete.gov.tr
Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ("12. Yargı Paketi"), TBMM Esas No: 2/3737 — tbmm.gov.tr (Resmî Gazete yayımı sonrasında kanun künyesiyle güncellenecektir.)
T.C. Resmî Gazete — resmigazete.gov.tr
Anayasa Mahkemesi kararları
AYM, 20.07.2022, 2021/121 E., 2022/88 K. (CMK m. 231/12 — itiraz yolunun iptali), RG 23.09.2022 — AYM basın duyurusu
AYM, 01.06.2023, 2022/120 E., 2023/107 K. (CMK m. 231/5-14'ün iptali), RG 01.08.2023, S. 32266 — normkararlarbilgibankasi.anayasa.gov.tr
AYM, 10.07.2025, 2024/98 E., 2025/149 K. (7499 sonrası CMK m. 231/5-14'ün iptali; yürürlük: 30.09.2026), RG 31.12.2025 — AYM basın duyurusu
AYM (Bireysel Başvuru), Atilla Yazar ve diğerleri, 05.07.2022, RG 22.09.2022.
Yüksek yargı içtihatları
Yargıtay 7. HD, 2015/4495 E., 2015/8666 K. (belirsiz alacak davasında zamanaşımının tüm alacak için kesilmesi).
Yargıtay 22. HD, 2017/11028 E., 2018/13449 K. (alacağın belirlenmesi–ispatı ayrımı).
Haber, analiz ve doktrin kaynakları
Şen, E., "'12. Yargı Paketi' Olarak Bilinen 7589 Sayılı Kanunun Bazı Hükümleri", Hukuki Haber — hukukihaber.net
"'12'nci Yargı Paketi' TBMM'de kabul edildi: İki kritik madde önergeyle çıkarıldı", Cumhuriyet, 16.07.2026 — cumhuriyet.com.tr
"'12. Yargı Paketi' TBMM Genel Kurulu'nda kabul edildi", Hukuki Haber — hukukihaber.net
"12. Yargı Paketi Meclis'ten Geçti", Kadim Hukuk — kadimhukuk.com.tr
"12. Yargı Paketi TBMM Genel Kurulu'nda: Kabul Edilen Maddeler ve Yürürlük Takvimi", Sanal Hukuk, 11.07.2026 — sanalhukuk.org
"12. Yargı Paketi 2026 | 7589 Sayılı Kanun Kapsamlı Analizi" ve "CMK 247, 80 ve 308 Değişiklikleri", Geçmez Hukuk — gecmezhukuk.com
"12. Yargı Paketi Kabul Edildi: Düzenlemeler ve Getirdikleri", Eroğlu Hukuk — sinaneroglu.av.tr
"12. Yargı Paketi: Af Yok — Ne Değişiyor?", DCA Hukuk — dcahukuk.com
"Belirsiz Alacak Davası Tarihe Karışıyor", Memurlar.net — memurlar.net
"Belirsiz Alacak Davası ve Kısmi Alacak Davası", Tunç & Sudi Tol Hukuk — tuncsuditol.av.tr
"HAGB Kararına Karşı İstinafa Gidilir mi?", Güleç Hukuk — aligulec.av.tr
"Anayasa Mahkemesi'nin HAGB Mesaisi", Uçar Hukuk — ucar-ucar.av.tr
"AYM, HAGB'yi düzenleyen hükmü iptal etti", Bianet — bianet.org
"AYM 2025/149 Kararı (CMK 231) Rehberi", Av. Mete Şahin — avukatmetesahin.com
"12. Yargı Paketi son dakika gelişmeleri", Milliyet / Hürriyet haber galerileri, 25–30.07.2026 — milliyet.com.tr, hurriyet.com.tr
Bu makale genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut uyuşmazlıklar bakımından hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kanunun Resmî Gazete'de yayımlanacak kesin metniyle birlikte güncellenecektir.
n
.png)

Comments